
CUMHURİYET BAYRAMI’NA MUDANYA’DAN GÖRKEMLİ KUTLAMA
Bursa’nın Mudanya ilçesinde yaşayan 3’üncü kuşak mübadil torunu Meral Ertokat (82), Girit lehçesini bilen son isimlerden biri olarak, büyüklerinden öğrendiği manileri ezberleyip bu kültürü yaşatmaya çalışıyor.
Meral Ertokat, Girit manileri ve bilmecelerini okuyarak, unutulmaya yüz tutan Girit lehçesini yaşatmaya çabalıyor. 1923’te imzalanan Nüfus Mübadelesi’nin ardından Girit, Selanik ve Parga gibi bölgelerden Türkiye’ye göç eden mübadillerin torunlarından olan Ertokat, Girit lehçesinin kendisiyle birlikte kaybolmasından endişe duyuyor.
Atalarının yaşamlarına dair anıları ve lehçeyi canlı tutmaya çalıştığını söyleyen Ertokat, gelecek nesillerin bu kültürü sürdüremeyeceğinden duyduğu kaygıyı dile getiriyor. Atalarından kalma eşyalar ve eski fotoğraflarla geçmişin izlerini günümüze taşırken, çocuklarına bu kültürü aktarmanın zorluklarını yaşadığını belirtiyor.
GİRİTLİLERİ TEMSİL EDİYOR
Mudanya’da doğup büyüyen Ertokat, mahallelerinde eskiden birçok Giritli’nin yaşadığını, ancak zamanla sayılarının azaldığını anlatıyor.
“1943 yılında Mudanya’da doğdum. 3’üncü kuşak mübadil torunuyum ve yaşamımı burada sürdürüyorum. Mahallemizde eskiden çok Giritli vardı. Onlarla güzel komşuluklar yaptık. Şimdi pek kalmadı; burada bir ben, bir de arkadaşım kaldık. Burada Giritlileri temsil ediyorum” dedi.
Ertokat, mübadele döneminde büyüklerinin gemilerle Türkiye’ye geldiğini, Giritli mübadillerin ilk zamanlarda büyük zorluklar yaşadığını dile getirerek şunları söyledi:
“Büyüklerimiz Mudanya’ya geldiğinde büyük sıkıntılar yaşadı. Bir evde birkaç hane kalmak zorunda kaldılar. Buradaki yerli halk, başta Giritlileri kabullenmekte zorlandı. Bizimkiler de Türkçeyi iyi bilmedikleri için hep kendi çevrelerinde yaşamlarını sürdürdüler.”
BÜYÜKLERİMİZ HASRET İÇİNDE VEFAT ETTİ
Atalarının Girit Adası’ndan sadece birkaç parça eşya alarak geldiklerini söyleyen Ertokat, onların doğup büyüdükleri topraklara olan özlemini şu sözlerle dile getirdi:
“Anlatırken gözyaşlarını tutamazlardı. Orada çok mutluyduk. Rum komşularımız vardı ama hiçbirinden kötülük görmedik. Bizi hep korudular. Mübadele sırasında ‘Gitmeyin, sizi saklarız’ dediler. Ama büyüklerimiz korkuyordu. Gece çeteler kapıları kırıyor, insanları öldürüyorlardı. Evlerini, eşyalarını bırakıp gitmek zorunda kaldılar. Birkaç battaniye, dikiş makinesi ve birkaç parça eşya alıp yola çıktılar. Büyüklerimiz, hasret içinde vefat etti.”
GİRİT LEHÇESİ YOK OLUYOR
Ertokat, Girit lehçesinin nesillere aktarılmasında yaşanan zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Bu dili benim çocuklarım bile fazla bilmiyor. Üç kardeşiz; ağabeyim, ablam ve ben konuşabiliyoruz. Küçük kardeşim anlıyor ama konuşamıyor. Yani konuşan bir tek benim. Biz öldükten sonra bu dilin devam etmeyeceğini düşünüyorum. Çocuklar öğrensin istiyorum ama çok zor.”
Mübadele dönemine dair hatıraları anlatan Ertokat, büyükbabasının Rum çeteleri tarafından öldürüldüğünü, babaannesinin ise çocuklarıyla Mudanya’da hayata tutunduğunu söyledi.
“Babaannem buraya eşi olmadan geldi. Babam o zaman 9 yaşındaydı ve ailesi için çok çalışmak zorunda kaldı. Giritli erkekler evlerine çok düşkündür, ailelerine karşı çok mütevazıdır. Babamın anneme bir gün bile kırıcı bir söz söylediğini duymadım.”
GİRİT’E ÖZGÜ MANİLER SÖYLÜYOR
Girit kültürünü yaşatmak için Girit lehçesinde maniler söyleyen Ertokat, bu manilerle geçmişin izlerini bugüne taşıyor.
“Dertler, eziyet ve acılar
İçimde devamlı mekan kurdular
Kime söylesem derdimi, beni avutsun
Sırdaşım olsun da, sırlarımı korusun.”
“Denizin hemen kıyısına otursam
Kalem kâğıt alıp da güzelliğini yazsam.”
“Bugün ve yarın birlikte olacağız
Ama belki de bir gün, zeytin ve yağı gibi ayrılacağız.”
Girit’in unutulmaya yüz tutan kültürünü yaşatma çabalarını sürdüren Meral Ertokat, kendi çocuklarının ve torunlarının bu mirasa sahip çıkmasını umut ettiğini söylüyor.
Kaynak: DHA