
Ağlayarak Gitmişti, Başkan Olarak Döndü… Hafize Gaye Erkan’ın Hikayesi ve Torpil Hakkında ki Söylemleri!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, aylık enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde düşüş eğilimine girene kadar sıkı para politikasının sürdürüleceğini söyledi.
The Economist dergisinde yayımlanan “Türkiye’nin enflasyonla olan uzun zorlu mücadelesi” başlıklı makalede Akçay’ın da görüşleri yer aldı.
Akçay, “Aylık enflasyon sürdürülebilir bir şekilde düşüş eğilimine girene kadar sıkı para politikasını sürdüreceğiz, başka yolu yok” dedi.
TL’deki değer kaybının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacağını belirten Akçay, “Rekabet avantajı elde etmek için zayıf TL çıkmaz bir yol. Enflasyonu kontrol altına almak için para politikasını sıkı tutuyoruz, bu da TL’de reel olarak daha fazla değerlenmeye yol açabilir” diye konuştu.
Akçay TL’deki reel değerlenmenin hedefleri değil uyguladıkları politikanın bir sonucu olduğunu da kaydetti.
AK Parti’nin bu baharda yerel seçimlerde muhalefet tarafından yenilmesiyle durumun Sayın Erdoğan’a pahalıya mal olduğunu belirten Akçay, ”Türkiye’nin bir sonraki büyük seçimi 2028’de yapılacak ve bu da hükümetin ekonomiyi düzeltmek için yeterli zamana sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, önümüzdeki yıl bile erken bir seçim söz konusu olabilir. Bu, yeni ekonomik program için büyük bir sorun anlamına gelebilir. İktidarı kaybetmemek için, Türkiye’nin lideri muhtemelen yardımlara ve derin faiz oranı kesintilerine geri dönecektir.” açıklamalarında bulundu.
Akçay, Türkiye’deki enflasyonun istisnai bir nedenini, parasal disiplinle hükümetin cömertliği arasında dengesizlik olduğunu belirtirken Gayri Safi Yurtiçi Hasıla hakkında şu açıklamalarda bulundu:
‘’Hükümetin kendi rakamlarına göre, bütçe açığının bu yıl GSYİH’nin %4,9’una ulaşması ve gelecek yıl %3,1’e düşmesi bekleniyor. Bankanın eski baş ekonomisti Hakan Kara, “Merkez bankası frene basıyor,” diyor, “ama hükümet ayağını gaz pedalından çekmek istemiyor.”
Türk Lirasının hala dolara karşı değer kaybetmesinin daha yavaş bir hale geldiğine değinen Akçay, ”Göklere çıkan mevduat oranları Türkleri kendi liralarına geri çekerek yıllardır süren dolarizasyonu tersine çevirdi. Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında toplamın %31’i olan lira mevduatlarının payı %53’e ulaştı. Para birimi hala dolara karşı değer kaybediyor ancak çok daha yavaş. Bu, Sayın Erdoğan’ın önceki kabinesinin bütçe altına koyduğu döviz şoklarına karşı mevduatları sigortalayan bir program olarak bir saatli bombayı etkisiz hale getirmeye yardımcı oldu. Bir yıldan biraz fazla bir sürede, mevduat sahipleri programdan yaklaşık 100 milyar dolar çekti.” değerlendirmelerinde bulundu.
Türk ihracatçıların bankaya para birimin düşmesi için adeta yalvardıklarının altını çizen Akçay, bunun fiyatlar üzerinde yeni bir yukarı yönlü baskı yaratacağını ve zayıf bir para birimini rekabet avantajı elde etmek için kullanmanın çıkmaz bir yol olduğunu söylüyor.
Kaynak: The Economist