03 Nisan 2025 Perşembe

AB’ye ihraç yapanlara yeni kural! Karbon ayak izi belgelendirmesi zorunlu oluyor

Avrupa Birliği, 2050 yılında “iklim-nötr” ilk kıta olma hedefi doğrultusunda ihracatta önemli bir düzenlemeye hazırlanıyor. AB’ye ihraç edilen tüm ürünler için karbon ayak izi belgelendirmesi zorunlu hale geliyor. Bu yeni uygulama, Türk ihracatçılar için de büyük bir dönüşüm gerektiriyor. Asset Global Lojistik Integration İş Geliştirme Müdürü Hüseyin Dinsever, bu süreçte Türk ihracatçıların karşılaşabileceği risklere dikkat çekti. Dinsever, karbon ayak izi belgelendirme süreçlerinin yönetimi, maliyetler ve teknik yeterlilikler konusunda hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği’nin 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefi doğrultusunda ticarete yön verecek önemli bir adım attığını belirten Asset Global Lojistik Integration İş Geliştirme Müdürü Hüseyin Dinsever, AB’ye ihraç edilen her ürün için karbon ayak izi belgelendirmesinin zorunlu hale geleceğini ifade ederek, bu süreçte Türk ihracatçıların karşılaşabileceği risklere dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin (AB) Yeşil Mutabakat çerçevesinde uygulamaya koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile ilgili açıklamalarda bulunan Asset Global Lojistik Integration İş Geliştirme Müdürü Hüseyin Dinsever, bu sürecin Türk ihracatçıları için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

AB PAZARINDA REKABET GÜCÜ TEHLİKEDE

Firmaların dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini ve lojistik süreçlerinin SKDM çerçevesindeki önemine vurgu yapan Dinsever şöyle konuştu:

“Avrupa Birliği, 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefi doğrultusunda ticarete yön verecek çok önemli bir adım attı. SKDM, sadece üreticilerin değil, lojistik süreçlerinin de karbon salınımına odaklanan bir sistem. Karbon salınımını azaltmayan firmalar, AB pazarında rekabet gücünü kaybedebilir. Karbon yoğun ürünler ek vergilerle karşılaşırken, bu durum Türk ihracatçılar için maliyet artışlarına neden olacak. AB ithalatçıları, artık sadece kaliteli ürüne değil, çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine de öncelik verecek. Lojistik sektörü, SKDM’de doğrudan yer almıyor gibi görünse de aslında üretimden sevkiyata kadar her aşamada karbon salınımı raporlaması talep edilecek. AB sanayicisi, üretimde kullanılan hammaddelerin tedarikinden nihai ürünün teslimine kadar tüm süreçlerin karbon ayak izini görmek istiyor. Biz bu ihtiyacı öngörerek geliştirdiğimiz Optimus yazılımımızla lojistik süreçlerinden kaynaklanan karbon salınımını ölçme ve raporlama hizmeti sunuyoruz. Bu, Türkiye’de bir ilk ve şu an firmalarımıza gerçek zamanlı çözümler üretiyoruz.”

DOĞAYA OLAN SORUMLULUK

Optimus yazılımıyla ilgili bilgi veren Hüseyin Dinsever konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Bu yazılım sayesinde geminin model yılı, motor hacmi ve deniz mili gibi verilerle karbon salınımını ölçebiliyoruz. Aynı zamanda konteyner tipine göre karbon salınımı raporlayarak sanayicimizin AB standartlarına uygun belge sunmasına destek oluyoruz. Bunun yanı sıra, dağıtım ağımızda elektrikli araçları devreye almayı planlıyoruz ve veri transferini tamamen kağıtsız hale getirerek doğaya olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. SKDM, sadece ticari bir zorunluluk değil, aynı zamanda çevre ve insan için bir sorumluluk. Türk ihracatçıları olarak bu süreçte karbon ayak izimizi küçültmek, AB pazarında kalıcı olmanın anahtarı. Biz her zaman sanayicimizin yanındayız ve sürdürülebilir ticaret için gereken tüm desteği sağlamaya devam edeceğiz.”

Kaynak: FLASH HABER TV

İlgili Haberler