
Bloomberg: Türkiye, BRICS’e Üyelik Başvurusu Yaptı
Almanya’nın bu hamlesi, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik devam eden saldırıları ve Avrupa’daki güvenlik tehditlerine karşı bir yanıt olarak görülüyor. Alman ordusunun (Bundeswehr) bu üssü, 2027 yılına kadar tam operasyonel hale gelecek ve başlangıçta 5 bin askere ev sahipliği yapacak. Üssün inşası için Almanya’nın 6-9 milyar euro arasında harcama yapması beklenirken, Litvanya da bu projeye 1 milyar euro katkıda bulunacak.
Üssün, Rusya’nın Kaliningrad bölgesi ile Belarus arasında yer alan stratejik “Suwalki Koridoru” bölgesinde kurulacak olması, NATO’nun zayıf noktalarından biri olarak bilinen bu bölgedeki savunmayı güçlendirmeyi amaçlıyor. NATO, Rusya’nın bu koridoru kapatarak Baltık ülkelerini izole etme tehdidine karşı tedbir almak için bu adımı destekliyor.
Almanya’nın bu üssü, 2016 yılında NATO’nun Baltık ülkelerini Rusya tehdidine karşı korumak amacıyla başlattığı inisiyatifin bir parçası olarak görülüyor. Bu kapsamda Almanya, Litvanya’yı savunma sorumluluğunu üstlenirken, İngiltere Estonya’yı, Kanada Letonya’yı ve ABD Polonya’yı korumakla görevlendirilmişti.
Almanya, geçtiğimiz yıl yeni bir Ulusal Güvenlik Stratejisi duyurarak, savunma harcamalarını artırma ve orduyu modernize etme kararı almıştı. Almanya, bu strateji doğrultusunda savunma bütçesini önemli ölçüde artırarak NATO’nun gerektirdiği %2 savunma harcaması hedefine ulaşmayı planlıyor.
Alman hükümeti, bu hamleyi sadece Rusya tehdidine karşı bir önlem olarak değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliğinde daha aktif bir rol oynama isteğinin bir göstergesi olarak da değerlendiriyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, bu üssün NATO’nun doğu kanadında güvenliği sağlamlaştırmak için büyük bir adım olduğunu vurguladı.
Almanya’nın kendi savunma kapasitesini artırma kararı, bir yandan ABD’nin küresel güvenlik stratejisindeki değişiklikleri ve Avrupa’daki varlığını gözden geçirmesiyle de bağlantılı. ABD, Asya-Pasifik bölgesine daha fazla odaklanırken, Avrupa ülkeleri kendi güvenliklerini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk almaya itiliyor.
Ancak bu adımlar, Almanya’nın NATO’dan bağımsız hareket edeceği anlamına gelmiyor. Almanya, NATO ile işbirliği içinde, ancak kendi savunma kapasitesini artırarak Avrupa’nın güvenliğinde daha fazla inisiyatif almak istiyor.
Bu gelişme, Almanya’nın Soğuk Savaş sonrası benimsediği savunma doktrininde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ